Hiç lüzum yok kıvırmaya, vaziyet meydanda, kitapçılar sinek dahi avlamaya vakit bulamadan direkt olarak kepenk indiriyor. D&R'den bahseden yok, zaten onların sahiplerinin keyiflerine diyecek bir laf bile yok. Cd, puzzle, maket, kulaklık falan satmasınlar bir de bestseller köşesini kapatsınlar da o zaman görelim, ne sattıklarını. Bir de sizin ellerinize tutuşturdukları, o havalı, torbaları... Kendinizi entelektüel olarak pazarlamanızı sağlayan üç kuruşluk, doğada çözünmeyen naylonlar. Sahaflara dokunsun istiyorum kelimelerim. Yayınevleri bas bas bağarınıyor, "Yeni çıktı, 100.000" bastık!" diye... Sabaha kadar yırtsınlar bir taraflarını inanmayın. Yazara verdikleri yüzde yedi ile 250.000 bile basarlar ama siz inanmayın. Onu 250 olarak sayın... dingillere masallar üçlemesi! Anca 'pembe dizi' okusun millet yahut poliseye... Netice de ortada dolanan hakikat; bir bokun sattığı yok. Yayınevi satıyor, yazar bakıyor! Kimisi, yeni yetme yazarları kapısının önünden bile kovalıyor. Sinemaymış, televizyonmuş, yatak odası takımıymış, arabaymış... hepsi taksitle, koşun alın. Ne alırsan taksitle. Çöpüne kibrit suyu kitap bile... Taksitsiz, çarşaf çarşaf esrar satarken torbacılar, iki cilt kitap satamaz oldu sahaflar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder