Kağıda kusan yazar Hakan Günday’a siyasi görüşü sorulduğunda, “İdeolojiler beni ilgilendirmiyor”diyor. Ve de insan herşey olabilir diye de
ekliyor:
"Baskıcı bir otorite karşısında anarşist, vahşi bir kapitalizm
karşısında komünist, aşırı devletçi bir yapı karşısında liberal...
Ancak kişi kendini, otoritenin üzerinden tanımlarsa, referanslarını
kaybetmekle de karşı karşıya kalabilir. Herhalde en büyük tuzak, insanın siyasi
görüsünü bir tepki üzerinden oluşturmasıdır. Belki de en başa dönüp, hiç kafa
karıştırmadan temel insan haklarının en
üst düzeyde yaşatıldığı bir düzen tarafı olmak yeterli... Ve eğer bu bir siyasi
görüşse,ben o taraftayım. Sonuç olarak ideolejiler beni ilgilendirmiyor. Ben, o
ideolojilerin uygulamaya geçirildiği süre içerisinde,insan haklarının hangi
ölçüde karşılandığı ile ilgileniyorum."
Haksızda sayılmaz Günday bu sözlerinde. Kurtuluş Savaşından
bu yana Türkiye’de tutturulmuştur bir milliyetçilik, komünistlik yahut yeni moda particilik olan “sosyal demokratlik”...
Hangi biri düzgün bir
şekilde işlevini sürdürmüş ve sündürülmemiştir?
Cumhuriyet ile birlikte milliyetçilik iki koldan ilerlemiştir.İlk
olarak Atatürk’e olan hayranlık ile seküler bir şekilde ortaya çıkmıştır. İkincil
olarak ve sonradan komünist baskı
karşısında, “Allahu ekber” nağralarıyla varlığını sürdüren ülkücü kesimin popüler
kültürle, ergenlik zamanlarında, “arkamız olsun" mantığı güden gençleri
kendilerine dahil etmesiyle oluşan, gövde gösterisidir.
Bu zamana kadar hangi biri çıkıp da demiştir, "Ben ağacın
partisiyim yahut ben suyum partisiyim" diye. Yok olan hayati değerleri hiçe sayarak
yapılan siyaset benim ,senin, onun evladının ve torununun geleceğini görmezden gelmek demektir. Hepsinin gözü anlık
maddi değerlerdedir. Doğru ya daha beni düşünmüyorsunuz ki sıra gelecek soyuma
gelsin...
Farkına var insanoğlu, farkına var siyasetçi, farkına var ey
yetkili merci, yeryüzündeki insan nüfüsü ayağı yanmış attan daha hızlı
ilerlemekte. Tükettiğimiz kaynaklarla ve doğaya verdiğimiz zararla 1950’den bu
yana güneş ışınları artık dünyayı yüzde 20 daha az aydınlatmakta. Milyonlarca
yıl öteye gitmenize gerek yok. Ufak bir matematik hesabıyla ekin vermeyen
topraklar 250 yıl sonra dünya
sinemalarında. Sanane değil mi onlarca yıl sonrasından.Parayı sevdiğin kadar
ağacı sev. Facebook’u sevdiğin kadar suyu... Ama en önemlisi önce kendini
ardından tüm insanlığı sev. İçine doğdun topluma kanma ,benzeme onlara. Kendin ol; oku, düşün, tartış ve evrene faydalı ol.
Sen kafanı yorma siyasete apolitik ol. Bilir misin? O şekilde
bile bir ideoloji ve siyasi görüş sahibisin.