Ne güzel zamanlardı; sokaklar anarşi kokardı...
Biz, yani 90 kuşağı, büyüklerimiz tarafından hep apolitik olmakla, suya sabuna dokunmamakla suçlandık demeyeyim ama, nitelendirildik. Bu durumun asıl suçlusu bizler miydik? 70'li ve 80'li yıllarda yaşadıkları olayların içinde bizlerinde yaşamaması için didinen ebeveynlerimiz dediler ki “ Aman oğlum sen karışma, sakın siyasetle ilgilenme, al bakalım kızım sana 'Barbei'…”. Bizlere siyaseti öğretecek olan Tansu Çiller mi, yahut Deniz Baykal mıydı? Bakıyorum da, aslında tek suçlu da bizler değilmişiz! Esas tehlike; sorgulama çağımızda ortaya çıkan, yüzde 50'lilik egemen güçle beslenen ultra çapraz tekelleşme furyasıydı asıl suçlu olan. Bu kaybolmuş, kapitalist düzen içinde “Onu almalıyım, bunu giymeliyim…”diyen, gençliğe medya yoluyla enjekte edilen pasifizm politikasına karşı bir fener yakılmış oldu. Belki de milenyum çağı ile birlikte iktidar koltuğunu boş bırakmayan Akp’nin, beyni uyuşmuş gençlik yaratma politikası rayından çıkmıştır. Bu apolitik, slogan olarak bile, “kahrolsun bazı şeyler” ile yola çıkan jenarasyon istediğini olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Bunu artık dalga geçmek için değil gurur ile söylüyorum “Durmak yok, yola devam Türk gençliği !”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder