7 Nisan 2014 Pazartesi

Devlet Öldürüyor!



Kusura bakmayın unutmuşum daha her birinizin çocuk olduğunu. Onca cana kıyılırken on beş kilogramın sorumluluğunu omuzlarınızda taşıyamıyacağınızı(-mızı). Berkin’in kırkı çıkmadı henüz... Mehmet Ezer’inde mi ölmesi gerekirdi?(!)

Şehit fidanların acısı yetmezmiş gibi işi kökünden "çözme" teriminide yanlış anlayan hükümet, gözünü tomurcuklara dikiyor!

John Locke’un toplum sözleşmesinde karşılıklı verme yasası vardır. Bizlerin ceza almayı kabul ederek devletten korunma beklemesi dersem kısaca özetlemiş olurum. 
Kimden ve neyden; kime göre, neye karşı koruma?  Üç çocuk yapın derken aç kalan evladı için "hırsız" yaftası yiyen bir babadan mı? Devlet, iktidar, egemen güç, Big brother; adı her neyse, kendi yarattığı korku kültüründe kamuoyunu kendinden koruyor(mu?). Cezalar genelde genelleyici olduğu için yaşın yanında kuruda yanıyor. Bir genellemeler silsilesi içinde kaybolup gidiyor çocuklar, gençler, tekiller, bireyler... 


Siyasilerin çıkarları, o hiç tatmin olmayan egoları uğruna insanlar birbirine kinle bakıyor, oportünistler ürüyor, nesiller birbirine karşı kutuplaştırılıyor, pasifize ediliyor ve ötekileştiriliyor. En kötüsüde daha çocuk yaşta oynamak yerine ölmeyi öğreniyor.

Dikkat edinde seçim yerine savaşa gitmeyelim. Unutma, senin yaşattığın devlet öldürüyor!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder