Durum böyle olunca bende bırakacağım düşünmeyi, okumayı,yazmayı ve karalamayı... Kendimi seveceğim. Sizler gibi olacağım. Bakarsınız o tek kişilik kafe koltuklarına benzer bir göbeğimde olur. Hani şu oyun hamuru gibi rengarenk olanlardan. Neydi adı? Armut koltuk mu? Evet evet ondan. Başkasının rahatı ve huzuru için kendini ezdiren, her şekle giren... Her neyse işte o zaman onu andırır göbeğim. Bende diğerleri gibi diğerlerinin düşüncelerini umursamaya başlarım.
Değişim tek yönlü olmamalı tabi. Gıdım ve ensemde oldu mu şöyle üç kat, kalantora bak derler arkamdan. Ne de güzel havam olur. Kel ve göbeği ondan bir adım önde olan bir kalantor!
Bilmem bilir misiniz kıyamet hazırlıkçıları vardır; yeryüzünde olası bir felaket olursa her türlü hazırlığını yapmış yaşama savaşına erzak, barınak ve silahla 1-0 önde başlayacağını sanan tipler. Bende şu postmodern dönemde bilginin geri plana düştüğü, okumanın önemini yitirdiği, anlık yaşama olgusunun ön plana çıkarıldığı, sadece görsellik(televizyon,bilgisaya
Kellesi üç numara olan arkadaşlarımın(sadece arkadaşlarım değil elbet,sesim kime ulaşıyorsa) sözlerime alınmasını istemem. Sizleri ben her halinizle seviyorum. Ancak insan ayırmayı pek sevmiyorum. Hem baksanıza bu durumu acı olarak görüyorsanızda, acınızı en samimi şekilde paylaşıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder