Aslına bakarsan, ben seni dünya üzerindeki en sadık
sosyalistten daha çok sevdim insan olarak; onlarında ulusalcılarıları
dışladığını ama en çok insan 'seçer' olduklarını varsayarak... Adı değiştirilmiş 'Türkeş'den daha fazla
sevdim, bir vatan uğruna akıtılmış kandan, bana daha fazla bağlı olduğuna
inanarak. Nietzsche ile büyüyorken, bireysel kimlik belirledim; kendimi ‘hiç’e
sayarak, kendime. Sadece senin ve benim yetiştireceğim evladın dünyaya ışık
tutacağını umarak... Döllerim belki
benim gibi sabit fikirli yahut anarşist olmayacak, ancak insana, onu var eden toprağa,
ağaca, suya, doğaya ve anaya duyarsız kalmayacak... Kuru bir seni seviyorum, bu
cümlelerin ardında sığınacak bir gölge
arayacak.
5 Kasım 2014 Çarşamba
3 Kasım 2014 Pazartesi
Sigara dumanına mağruz kalan ciğerler kadar ak...
"Utanmaza bak yahu, Cumhurbaşkanı söylüyor, o hala daha sigara içiyor!"
Asıl utanmaz olan, ar damarı egosunun baskısının altında ezilip, parçalara ayrılan kimdir?
Halk mıdır utanması gereken, onca kayıplarına rağmen? Emeğinin karşılığını hiçbir zaman alamayan, faşist rejim altında özgürlükleri kısatlanan, insanlıklarını unutan ve bölünen halk mıdır utanması gereken?
Sigara ve alkolden alınan vergiyle kendisine adı kadar ironik, 1,5 milyar Türk lirası değerinde 'ak bir saray' yaptıran, yeni Türkiye'nin Cumhurbaşkanının da bir nebze olsun utanması gerekmez mi? Evine ekmek götürememenin sıkıntısını bir dumanla paylaşmaya çalışan mıdır utanması gereken?.. Varsın kararı siz verin. Sigara ve alkolün zararlarının da, siz siyasi riyakarların, insanlığa verdiğiniz zararlar karşısında abartıldığı kanaatindeyim.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

