9 Mayıs 2017 Salı

Okuyamayanlar



Masada dönen lüzumsuz ve kendince saçma sözlerin ağızdan dökülme şiddetine özenircesine, aniden ayağa kalktı. Elindeki kadehten bir kaç damla cin tonik masaya dökülmüştü. Dünya üzerinde üzülecek milyonlarca sebep veren bunların arasına heba olan birkaç damla cin toniği eklemeyecekti. O saçma sözler durmuş, bir o kadar manasız bakan gözler konuşmaya başlamıştı. Hoş bir akşam yemeği adına toplanmış olan dost meclisi, gece boyunca suskunları oynayan Ebrar'ın ağzından dökülecek bir kelimeye muhtaçtı şimdi. Onlara inat susmaya tercihini koruyup, yürümeye devam etti. Ebrar, kadehini pencereden dışarıya uzatıp,  masadakilerin duyamayacağı bir ses tonuyla, "Tanrım, kadehimi, iyiyi senden kötüyü insandan bilen dindarların şerefine kaldırıyorum!" dedi. Çünkü onlardı cehaletin başı; televizyondan, hacıdan, hocadan, kulaktan dolma bilgilerle kendisini dindar sayanlar... "Rabbinin adıyla oku!" cümlesini bile okumayan, uğruna ölebileceklerini söyledikleri Yaratan'ın henüz ilk emrini hiçe sayan insanlar... Masadakiler, Ebrar'ın bu manasız tavırları karşında gözlerini ondan alıp kendi aralarında kısık ses tonuyla konuşmaya başlamışlardı. Dostlukları bozulmasın diye konuşmayacaktı, bugünden sonra o masada nefes hiç bir canlıyla! Her zaman yaptığı gibi bu akşam da içine atacaktı. Kadehini pencere pervazına koydu. "Herkese hayırlı geceler" di Ebrar'ın ağzından ve ardından duyabildikleri son cümle...

(Fotoğraf, Samsung Galaxy Note 5 markalı telefonla tarafımdan çekilmiştir. Emek ve sanata saygı görüşüne sadık kalmanız temennisiyle, izinsiz ve isim belirtmeden fotoğrafı uygunsuz olarak kullanmamanızı dilerim.)