Sancılı bir süreçti. Haa bitti, haa bitecek derken klavyemin başına ve sevdiklerimin yanına tekrardan gelebildim. Orada öleceğimi düşündüğüm anlar oldu... Çok uzatmayayım; askerdeydim. Türkiye Cumhuriyetine bir erkek evlat olarak doğduysanız, size doğar doğmaz kitledikleri vatani borcumu ödemekle meşguldüm. Kısa dönem dedikleri cinsten; ömrünüzden çalınan ve vatana hiç bir yararınızın olmadığı 169 güncük. Biteli bugün itibariyle 22 gün oldu, ancak, ne okuma ne de yazma isteğim vardı. Çünkü o kadar çok boş vaktim vardı ki orada, okumak ve yazmak adına. Orada yazdıklarımı burada paylaşır mıyım, henüz karar vermedim... Birçok şeye veremediğim gibi. Sanırım, küçücük kağıtlara ayaküstü aldığım notlardan, "Güneşe Koşan Çocuklar" adlı bir roman yazacağım. Ama bir yandan da kalemimin, bilhassa ruhumun köreldiği hissiyatı içerisinde bunu başarabilir miyim, bilmiyorum. Bunu da zaman gösterecek diyerek, bugünlük susuyorum.